3- Sapa, Viet nam

            SAPA’da
Vietnam’a gitmek için yaptığım araştırmada, Sapa’nın doğasını beğenmiştim. Hanoi’de otel rezervasyonunu yaptıktan sonra, 3 gece, 2 günlük bir Sapa Turu satın aldım. Otelde ilk geldiğimiz günün gecesi kaldık. Ertesi günü akşam 20:00 de tur görevlisi bizi otelden aldı, özel araç ile Hanoi Tren Garına götürdü. Trenimiz 22:00 de kalkacak, az beliyoruz, kalkışa bir saat kala bizi trene aldılar. Görevli bizleri yerleştirdi, biletlerimizi teslim edip, gideceğimiz yerde karşılanacağımızı söyleyip ayrıldı. Biletlerimiz yataklı vagondan. Adı Violet Tren, yatak örtüleri adı gibi menekşe moru renginde. Tren yolculuğumuz 8,5 saat sürdü. Uyuyarak geçen yolculukda zaman çabuk geçiyor. Kompartmanda biz 3 kişiyiz, biz iki Türk, bir de Meksikalı. Sohbet sırasında Türkiye’ye geldiğini öğreniyoruz. Efes, Kapadokya, Pamukkale, İstanbul gezmiş. Kebaplar güzeldi, bizim kebaplara benziyordu dedi. Bir de Patlıcan közlemesi salatasını çok sevmiş.

 

             06:30 da Lao Cai İstasyonuna varıyoruz. Uyuyup kalmaktan korkmayın, burası son durak. Vietnam’ın kuzeyinde, Çin sınırına yakın bir yerlerdeyiz. Yeni adamımızı ismimin yazılı olduğu kağıtdan tanıyorum. Buradan bizi Sapa’ya götürecek şoför bu arkadaşımız. Güneş biz yoldayken yeni doğuyordu.  Yol iki şeritli ve biz dağa doğru yokuş yukarı çıkıyoruz. Burada şoförler cesuryürek maşallah, viraja yakın yerlerde bile araç solluyorlar. Yürekler ağıza dayanıyor, tamam çok araç yok ama, yine de viraj var önünde. Araç az dediğime bakmayın, bu yollarda da motosikletten geçilmiyor, Hanoid’eki gibi. Sabah sabah da okul çocukları yollarda.

               Bir saatlik bir yolculuktan sonra bir dağ kasabası olan Sapa’ya varıyoruz. Saat 07:30 da otelimize (Sapa Lodge) giriyoruz. Odaya kabul 11:00 de. Valizlerimizi lobiye bırakıp kahvaltıya geçiyoruz. Yemekler korktuğumuz gibi değil, gayet lezzetli, bizim yiyebileceğimiz şeyler. Bugün peynir bile çıkarmıyoruz. Kahvaltımız kızarmış ekmek, tereyağı, salatalık, domates. İşte tam bu sırada omleti görüyoruz. Biz de söylüyoruz. Omlet içine az soğan ve az da yeşil biber doğranmış, 2 yumurtadan yapılmış tadı da gayet güzel. Burada keşfettiğimiz omleti her sabah gezi boyunca yiyoruz.

            Kahvaltıdan sonra bu günkü yeni rehberimizle tanışıyoruz. Burada yaşayan yerel halktan boy 1.45 ya var, ya yok minik bir kızcağız. Toplanıp yola çıkıyoruz.10-12 km. yürüyeceğimizi öğreniyoruz. Halbuki tur açıklamasında 5 km. yazıyordu. Yürüyüşe başladık, 10-12 kişiyiz. 5 dakika demeden, yerel kıyafetli, bazısının elinde torba, bazısının sırtında sepet, bazılarının sırtında bebek ile 5-6 kadın daha katılıyor kafile. Hava oldukça sisli, umarım bu havada iyi fotoğraf çekebilirim.

          Bu kadınların hediyelik eşya satıcıları olduklarını, tur boyunca bizimle yürüyeceklerini, tur sona erdiğinde bize bir şeyler satmaya çalışacaklarını öğrenmiştim, öyle de oldu. Dikkatimi çeken en az dörtte birinin sırtında birer küçük çocuk, yol boyunca bir kere bile ağlama sesi duymadım çocuklardan. Bizim rehberin sırtında da bir çocuk… Boynumda fotoğraf makinem ile benim canım çıktı, sırtında çocuk ile minicik kız, tur bitiminde hala bir şeyler anlatmaya çabalıyordu. Öğrendim ki, bizim bugünkü turumuz Sapa’nın en güzel trekking parkurlarından biri…        rehberimiz…

            Öğle yemeğimizi küçük, salaş bir yerde yedik. Yine ben pirinç pilavı ve tavuk etine talim… Et yemiyorum domuz diye, sebzeler de bizim ağız tadına uygun değil, kokusu değişik sebzelerin, bir de sarımsağı çok kullanıyor Uzakdoğu .

            Trekking boyunca 2 köyden geçtik. Dağların müsait yerleri teraslanmış, pirinç yetiştiriliyor. Su inanılmaz derecede çok, sulak topraklar.  Yürüyüş bittiğinde  bizi Sapa’ya getiren minibüs ile otele döndük. Odalarımıza yerleştik. Duş dinlenme derken, akşam yemeği vakti geldi. Otelimizin teraslı dağ manzarasına karşı, cam kenarında akşam yemeğine oturdum.

         Yediğin içtiğin senin olsun, gördüğünü anlat bize derler ya, geziden dönene; ben yine de yemeklerden de bahsedeceğim. Kültür farklı olunca, yemekler de farklı oluyor. Pilav her öğün baştacı, bizdeki ekmek yerine yeniyor, sebzeli balık, sebze salatası ve fırında pişirilmiş parça tavuk eti var. Balık ve tavuk lezzetliydi, sebze salatasına fazla dokunmadım, sebzelerin tadını ve kokusunu sevmedim. Tavuk eti, altında soğan dilimleri ile toprak kapta fırında pişirilmiş, çok lezzetliydi. Daha sonraki yemeklerimizde karides de bol bol vardı. İlk defa bugün çatal kullanmadım, çubukla yedim yemeğimi.

 

               Yemekten sonra şehri gezdim. Ben buraya, dağda teraslanmış pirinç tarlaları var, fotoğraf çekerim diye gelmiştim. Bir de ne göreyim, ” The North Face” tarlasına düşmüşüm. Bu marka ürünlerini Vietnam’da imal ediyormuş. Fiatlar bir hayli ucuz. Türkiye fiyatlarının yarısı veya yarısından da az olanlar var. Bu akşam çok yorgunum, alışverişi yarın da yapabilirim, hiç birşey almadan otele gidiyoruz.

            Sabah kahvaltıdayız, yine omlet başköşede… Sadettin soruyor, abi bugünkü program ne? Ben serbest olduğumuzu sanıyorum, tur açıklamasını da unutmuşum. Kahvaltı bitmeden bir genç kız geliyor, bugünkü rehberiniz benim diyor. Eh, itiraz edecek değiliz ya. Bugün de Cat Cat  ve  Sin Chai köylerine gideceğiz.  Kız Cat cat köyünden. Bugün bir sürpriz daha, yürüyüşte sadece Sadettin ile ben varız. O etrafı anlatıyor, biz fotoğraf çekiyoruz. Cat Cat şelalesini, ve bir patika ile diğer köyü de gördükten sonra 3 motosiklet bizi Sapa’ya getiriyor. Öğle yemeğinden sonra az dinlenip, valizimizi toplayıp lobiye bırakıyoruz, alışverişe çıkıyoruz. Bu kadar ucuz bulmuşken North Face almamak olmaz ki…

               Akşam yemeğini yedikten sonra, bizi buraya getiren minibüs  tekrar Lao Cai tren istasyonuna götürüyor, biletlerimizi de herkese dağıtıyor. Trene bindiğimizde görüyorum ki; geldiğimiz kişiler ile aynı kompartmandayız. 8.5 saatlik yolculuktan sonra sabah 05:30 da Hanoi’deyiz. Tur görevlisi bizi karşılıyor, otellerimize dağıtıyor. Saat 06:00 da oteldeyim. Valizimi ve sırt çantamı tekrar düzenliyorum, valizi otelde bırakacağım çünkü. Otel kahvaltımızı veriyor. Saat 08:00 de Ha Long Bay körfezi turu için hazırlanıyorum. Rehberi bekliyorum.  (30.11.2016)

 

2 thoughts on “3- Sapa, Viet nam

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *